Türk Sinemasında İzlenmesi Gereken 10 Film

19/03/2018 - MESUT KESKİN
Türk sinema tarihinin başlangıcı, kesin olarak onaylanmasa da, Ayestafanoz’taki Rus Abidesinin Yıkılışı olduğu savunulmaktadır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Rusların Ayestafanos’a diktiği zafer anıtını Osmanlı’nın yıkması ve bu olayın bir Türk tarafından 150 metrelik belge filmine çekilmesi ile Türk sineması başlamış olur. Kimi zaman toplumsal sorunları ele alışı ile karşımıza çıkar, kimi zaman içimizi şenlendiren bir aşk ile dokunur hayatımıza. Geçirdiği süreçte nice yönetmen, oyuncu ve senarist Türk sinemasının yapı taşlarını oluşturmuştur. Sinema tarihimize adını yazdıran, bugünlere gelmesinde büyük etken olan filmleri sizler için listeledik. İyi okumalar!
Türk Sinemasında İzlenmesi Gereken 10 Film

1-Susuz Yaz (1963)


Ülkemizin uluslararası alanda ilk başarısı, Berlin Film Festivali’nde ‘Altın Ayı’ ödülünü kazanan Metin Erksan yapımı filmin başrollerini Hülya Koçyiğit, Erol Taş ve Ulvi Doğan paylaşmaktadır. Hülya Koçyiğit’in ilk filmi olması yanı sıra Erol Taş’ın müthiş oyunculuğu ile üzerine işlenen kötü adam rolü bu filmle anlamlanmıştır.

Film 1960 darbesinin etkisiyle ortaya çıkan ‘toplumcu gerçekçilik’ akımından nasibini almış, Necati Cumali’nin aynı adlı kitabından çevrilmiştir.


2- Sevmek Zamanı ( 1965 )


Başrollerini Müşfik Kenter, Sema Özcan ve Süleyman Tekcan’ın paylaştığı Metin Erksan yapımı film Türk sinemasına yeni bir soluk getirme açısından büyük önlem taşır. Duvarda gördüğü porteye aşık olan Halil’in hikayesini anlatan film, aşkın tüm değerlerden daha üstün olduğunu gözler önüne sermektedir. Tutkuların yalın bir dille aktarılması izleyiciyle doğrudan iletişim sağlamada önemli bir etkendir.


3- Vesikalı Yarim ( 1968 )


Alışılmış betimlemelerin dışına çıkan bir diğer film ise Ömer Lütfi Akad yapımı Sevmek Zamanı filmidir. Filmde Yeşilçam’ın ruhumuzu ahenkte dans ettiren havasını hissederken aynı zamanda kendimizi farklı bir dünyada buluruz . Bunun en büyük sebebi ise; o dönemde işlenmesi güç olan evli bir adam ve konsamatris aşkını anlatıyor oluşudur. Oyunculukların gücü ve Akad’ın yalın anlatımı ile bütünleşen film, kendisine eşlik eden şarkılarla bütünlük kazanır.


4-Umut ( 1970 )


Yılmaz Güney’in  senaristliğini, yapımcılığını ve yönetmenliğini yaptığı film, politik Türk sinemasının ilk örneklerindendir. Toplumun dışında kalmış, ötekileşmiş, ailesinin geçimini sağlayamayan bir adamın umuda bağlanışının anlatıldığı filmde aslında bir umutsuzluk resmedilmiştir. Filmin başrollerini Yılmaz Güney, Tuncel Kurtiz ve Gülsen Alniaçık paylaşmaktadır.


5- Selvi Boylum Al Yazmalım ( 1977 )


‘ Sevgi neydi ?

Sevgi iyilikti, dostluktu; sevgi emekti . ‘


Replikleriyle hafızalarımızda büyük yer edinen, Cengiz Aytmatov’un aynı isimli kitabından uyarlanan film, Türk sinemasının yapı taşlarındandır. Oyuncularından çok yönetmeni Atıf Yılmaz ile ön plana çıktığı için, hem bu yönüyle hem de trajik sonu ile sinemaya yeni bir anlayış getirmiştir.


6-Sürü ( 1979 )


Bir Yılmaz Güney senaryosu, Zeki Ökten’in kendi tarzında yorumlamasıyla ortaya çıkan film gerçekçilik anlamında oldukça etkilidir. Olayların anlatılış biçimi, Tuncel Kurtiz ve Tarık Akan’ın müthiş oyunculuğu ile bütünleşerek içimizden bir hikayeyi gözler önüne sermiştir.  Film hem çıktığı dönemde hem yıllar sonrasında bir çok ödülle taçlandırılmıştır. Ayrıca Melike Demirağ, ezilen kadının, ezilen toplumun sessizliğini, oyunculuğu ile yansıtarak SİYAD En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görülmüştür.


7-Yol ( 1982 )


"Hüznün sayısız tonu, bir çok yüzü vardır; çiçekler, kuşlar, rüzgarlar gibi. Ben bazı yakın arkadaşlarım aracılığıyla , hüznü, sevgi ve kederi anlatmaya çalıştım; her ne kadar bazıları tarafından anlaşılmaz ve inanılmaz bulunsa da."  

Sözleriyle ile başlayan film Yılmaz Güney’in hapishane arkadaşı Şerif Gören ile birlikte bizlere sunduğu bir başyapıttır.  Bayram iznine çıkan beş mahkumun hikayesini anlatan film, toplumumuzun yaralarını açık bir dille gözler önüne sermektedir. Cannes film festivalinde Altın Palmiye ödülünü kazanan filmin baş rollerinde Tarık Akan, Şerif Sezer, Halil Ergün, Meral Orhonsoy gibi isimler paylaşır.


8- Anayurt Oteli ( 1987 )


Yusuf Atılgan’ın edebiyat dünyasına adını yazdırmış kitabından uyarlanan film insan psikolojini ele alan sayılı eserlerdendir. Ömer Kavur, filmde geçen tarihlere vurgu yaparak faşizan bir dünyayı anlatabilmek; bir taşra dünyasını anlatabilmek amacında olduğunu bir röportajında belirtmiştir. Filmde Zeberçet’in ihtiraslar arasında sürüklenen şizoid karakteri anlatılmaktadır.


9-Masumiyet ( 1997 )


Şehir hayatının pek de görünmeyen tarafındaki insanları ele alan film Zeki Demirkubuz’un en iyilerindendir. Hapishane’de kaldığı yıllarda dahi masumiyetini kaybetmeyen Yusuf filmin temsil ettiği karakterdir. Yıllar önce masumiyetlerini yitiren Uğur ve Bekir hayatın karanlık yollarını, ahlak unsurlarını temsil eder. Karakterlerin aynı doğrultuda ilerleyen hayatları seyirciyi farklı bir bakış açısına yönlendirir.


10- Bir Zamanlar Anadolu’da ( 2011 )


İnsanın kendini bir Sait Faik öyküsünün içinde hissettiği, her karesinin ayrı bir derinlik barındıran bu film şüphesiz Nur Bilge Ceylan başarısının sırlarını bize açıkça aktarıyor.  Oyuncular, teknik ekip, mekan ve senaryo ile tam anlamıyla bir kolektif çalışma örneğidir.

Film,bir olaydan öte bir bölgeyi, toplumsal yapıyı ve farklı mesleklerdeki insanların farklı karakterlerini çok iyi şekilde bizlere aktarmıştır.


PELİN ERASLAN






Diğer Blog Yazıları