Tükettiğinden Daha Fazlasını Üretmeye Ne Dersin?

13/03/2018 - MESUT KESKİN
Günümüz toplumu, tüketim ve üretim arasındaki dengeyi kaybetmiş durumda. Dünyanın bir yerinde açlık ve susuzlukla savaşılırken, bir yerinde obezite ve beraberinde getirdiği sağlık problemleriyle savaşılıyor olması bu dengesizliği gözler önüne seriyor. Peki bu tüketim çılgınlığının ortasında üretime ne oldu? Üretmeyi hatırlamak isteyenleri böyle alalım.
Tükettiğinden Daha Fazlasını Üretmeye Ne Dersin?

Neden Tüketiyoruz? 

Çoğu insan davranışı evrim ya da alışkanlıklar tarafından belirlenir. Üretme ve tüketme konusundaki davranış dengemiz aslında birbirinden farklı değildir. Günümüz insanının tüketim alışkanlıkları genel olarak aşağıdaki gibidir;


  • Televizyon/Filmler: Eğlence sektörü tarafından aklımızın bu kadar çelinmesinin sebebi nedir? Bir çok durumda, televizyon izlemek beynimizin neredeyse hiç karşı çıkmadığı bir aktivitedir. Yediğimiz yemeklerdeki kalorilerin çoğunu beynimizin tükettiği göz önüne alınırsa, televizyonun bu kadar popüler olması hiç de şaşırtıcı değil. Kanepede otururken televizyonda olan şeyin konusunu anlamaya çalışmak en az kalori yakılarak yapılan aktivitedir. Evrim diyor ki –Mükemmel! Hadi bunu yap!
  • Yemek: İnsanların yemek tüketiminin rekor seviyede yüksek olduğunu görmek için yapmanız gereken tek şey obezite oranlarına bakmaktır. İnsanlık tarihinin büyük bir çoğunluğunda, yemek kıt bir kaynaktı. Bu da alabildiğimiz kadar kalori almak zorunda olduğumuz anlamına geliyordu. Artık böyle bir problemimiz yok, ama insanlar tüketmeyi, tüketmeyi ve daha çok tüketmeyi çok seviyor.
  • Medya/Haberler: Haberlerin bir çoğu inanılmaz işe yaramaz. Medya kanalları, ünlülerin fotoğrafları, dedikodu ve sansasyonel olaylar için milyon dolarlar harcıyor çünkü medya takipçileri bunları tüketmekten hoşlanıyor. Toplumun büyük bir kısmı, kendi hayatlarında bulamadıkları tadı tuzu, bu tarz haberler tüketerek almaya çalışıyor.
  • Sosyal Medya: Facebook, neredeyse herkes için çok popüler ve sevilen bir uygulama. Ancak Facebook diğer insanlarla yanlış bir iletişim şekli sağlıyor. Gerçek dünyaya çıkıp, insanlarla gerçekten iletişim kurmadan, aslında gerçek olmayan bir klan hissi sağlıyor. Twitter ve diğer sosyal medyalar da bu noktada aynı.
  • Fikirler: Dünyada üretilen fikirlerin büyük çoğunluğu çok az insan tarafından üretiliyor. Bu fikirler öncekilerin karışımı bile olsa, garip birşey, yabancı birşey ya da alakasız birşey olsa da fark etmez. Birçok insan kendi fikirlerini üretmek yerine, sadece ‘ne kadar iyi bir fikir! Keşke bunu ben düşünmüş olsaydım!’ demek istiyor.


Yanlış anlamayın- bunların hiçbirini tüketmek yanlış değil. Yemeksiz ölürsünüz, başka fikirleri tüketerek kendi fikirlerinizi üretebilirsiniz ve bazen tek ihtiyacımız olan şey kafa dağıtmak için güzel eğlenceli bir TV programı, film, blog ya da tweettir. Yukarda bahsedilen şeyleri hayatımızdan çıkarmamız gerektiğini söylemiyorum. Ancak, tüketmekten çok üretmemiz gerektiğinin farkında olmamız lazım. Peki bunu nasıl yaparız? Sorduğunuza sevindim!


Üretme Makinesine Dönüşmek


Üretmek ruhun gıdasıdır. Daha zor ve yorucu olsa da, daha çok zaman alsa da ve hatta tüm hayatınızı ele geçirebilecek olsa bile, üretmek sizi daha başarılı ve mutlu yapar. Anaokulunda yaptığınız çizimleri hatırlıyor musunuz? Picasso kadar başarılı değildiniz evet ama size mutlu ediyorlardı çünkü sizin üretiminizdi. O zamanlara geri dönmenin zamanı geldi.


İlişkiler Üretin

Üretmenin maddi birşey olduğunu kim söyledi? Dışarı çıkın ve insanlarla tanışın. Sadece kapınızın önünde tanışabileceğiniz yüzlerce belki de binlerce insan var. İnsanlar her yerde ve ilişkiler sadece bir ‘merhaba’ ile başlar. Karşı cinsten size çekici gelen biriyle tanışın, ya da hastanede ölmekte olan çocuklarla tanışın. Allah aşkına komşularınızın adını öğrenin! Toplumun kısıtlamarının hayatınızı sınırlandırmasına izin vermeyin. Bazı insanlar yabancılarla iletişim kurmanızın garip olduğunu düşünecektir, ama onlar tüketici, üretici değil.

Bir ürün üretin

 Günümüzde dokunup hissedebileceğiniz somut bir şeyler üretmek hiç olmadığı kadar kolay. Kickstarter ile ürününüzü daha fikir aşamasındayken bile fonlayabilirsiniz. İnsanlık için değeli ürünler üreten tüm insanları düşünün. Edison ampulü bulmasaydı nerede olurduk? Sen ve ben internet üretilmemiş olsaydı şu an nerede olurduk? Dünyayı değiştirecek bir şey üretin. En iyi tarafı ise, ilk seferde başarılı olamasan bile, hala iyi bir durumdasın – Edison tam 10.000 kere denedi!

Bir mesaj üretin

Herkesin bu hayatta bir mesajı ve başkalarına ilham verecek bir hikayesi vardır. Belirlenmesi daha kolay bir mercek aracılığıyla söylenen aynı mesaj, birinin yaşamında fark yaratabilir. Hikayenizin kimi etkileyebileceğiniz bilemezsiniz, o yüzden anlatın! Blog ya da kitap yazabilirsiniz, hatta bir Tweet ya da Facebook paylaşımı da yeter, sadece başlayın!

Değişimi üretin

Hayır işlerini savunmak ve ya topluluğunuzla ilgilenmek klişe gibi görünebilir, ancak yardımınıza gerçekten ihtiyacı olan insanlar var. Fark etmeniz gereken en önemli şey ise, değişimi kendi içinizde üretebileceğiniz gerçeği. Spor salonunda daha aktif olun, yemek yeme şeklinizi değiştirin, derslerinizde ya da işinizde pozitif değişiklikler yapın- her ne olursa.

Sanat Üretin

Sanat ilham verir, sanat rahatlatır, hayal gücünü genişletir ve insanları bir araya getirir.  Çok kötü müzik yapan bir müzisyende olsan ya da amatör bir ressam, birine profesyoneller kadar önemli gelen bir şey üretiyorsunuz. Sanatınızla bir kişinin ya da binlerce kişinin hayatını etkilemeniz arasında bir fark yoktur.


Üretmeye Başlarken

Üretme alışkanlığına sahip değilken, bu görevler yıldırıcı olabilir. Zamanınızın büyük çoğunluğunu tüketerek geçiriyorsanız, bir anda üretme modunuzu açmanız beklenemez. Yine de, tüketmektense üretmenizi sağlayacak bir kaç temel yol var;

Yürüyüşe çıkın

Evinizden çıkıp yürümeye başladıysanız, üretmeye başlamışsınız demektir. Sağlık açısından, günde 10.000 adım atmaya çalışıyorum ve bu, gün içerisinde amaçsız yürüyüşlere çıkmamı sağlıyor. Bilgisayar ya da televizyonun akıl çeliciliği olmadan, beyniniz birçok fikir üretmeye başlıyor. En başta kötü fikirler olsalar da, bir önemi yok. Defterinize ya da telefonunuza bu fikirleri yazın ve çok küçük olsalar bile aksiyon alın. Ayrıca, yürüyüşe çıkarsanız, çok büyük ihtimalle daha önce hiç görmediğiniz yeni insanlarla karşılaşacaksınız. Bazılarıyla bir ilişki üretin. 5-10 dakikadan fazla konuşmanıza gerek yok. Bir daha onları görmenize de gerek yok ya da karşı cinsi bir buluşmaya çağırmanıza gerek yok. Sadece gerçek bir insani ilişki kurun.

Bir günlük tutmaya başlayın

Belli oluyordur ki, bu bloğun içeriğini üretmek için saatlerce uğraştım. Hemen böyle bir şeye başlamanız gerekmez. Her gün o gün hissettiklerinize dair 10 dakika yazmanız yeterli. Bir ‘beyin boşaltması’ işinize yarayabilir! Bu aklınızdaki her şeyi bir yere yazmak demek. Daha yeni başlıyorsanız, günlük tutma sürecinin başında, zihninizde bir detoks olacaktır. Yazdıklarınız magazin haberi ya da bir facebook paylaşımı gibi gözükecektir ama eninde sonunda ciddi bir fikir üretmeye dönüşecektir. Süreç ilerledikçe ayırdığınız vakti arttırın ve fikirleriniz internete koyun.

Daha çok yemek pişirin

Yemek pişirmenin daha ucuz ve daha sağlıklı olması bir yana ayrıca tamamen tüketmek yerine, üretim kanallarını kullanıyor oluyorsunuz.

Televizyondan kitaplara geçiş yapın

Tüm tüketimler aynı değildir. Televizyon ya da film izlemeyi bırakın ve kitap okumaya başlayın.  Eninde sonunda, kurgu olmayan kitaplara geçişinizi ve dolayısıyla üretime geçişi sağlayacaksınız.

Tüketmek istediğinizi kendiniz üretin

Daha iyi bir video oyunu yapabileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Daha farklı bir hikaye örgüsü olan bir televizyon dizisi mi istiyorsunuz? Kendiniz yapın! Tasarlayın, çizin, bir kitap yazın, ne isterseniz. Sevdiğiniz bilgisayar oyununa alternatif bir hikaye yazın! Keyifli olacaktır.

Tüketim Seviyenizi Kaydırmak

Her gün tüketiminizin bir kısmından vazgeçin. Şu an günde 3 saat mi televizyon izliyorsunuz? Dengelenene kadar bir kaç günde bir 10-20 dakika azaltın. Kendinizi alıştırın ve biraz daha azaltın. Ve tekrar.


AMA...AMA... BEN TÜKETMEYİ SEVİYORUM!

Tabii ki, tüketimi tamamen kesmek mümkün değil, öyle bir şey olsa da bunu tavsiye etmem. Bu listeyi hayatında denge yaratmak isteyenler için mükemmel bir yol olan ‘havalı tüketim’ olarak adlandırıyorum.

Haberler/Güncel Olaylar 

Popüler haber kanallarının, magazinsel haberlerinden uzak durun. Gerçek bilgileri, akademik kaynaklardan öğrenmeye dikkar edin. The Economist ya da BBC başlamak için güzel olabilir. Kendi haber kaynağınızı kendiniz seçin, ama unutmayın her medya/haber kaynağı iyi tüketim değildir.

Kitaplar 

Ahhh kitaplar. Çoğu kişi tarafından çoktan unutulmuş olmasına rağmen, iyi bir kitabın yeri doldurulamaz. Odaklanmanızı, beyninizi mümkün olduğunca yeni fikirlere, kavramlara ve bilgilere açmanızı sağlıyor. Okuduğunuz kitapların türünü değiştirin- tarih, biyografi, iş, bilim, vs.
Bu sadece tüketici olarak uyguladığım bir şey değil, başkalarına da tavsiye ederim. Eğer üretmiyorsanız, uzaktan kumandayı elinizden bırakın ve bilgilendirici bir kitap okumaya başlayın.

İlham verici/motivasyonel

Bazen ilham verici ya da motivasyonel tüketim çok yardımcı olabilir ve genelde gereklidir. ‘Üretici Tıkanması’ yaşayacaksınız, bu durumlarda bir an durmalı ve tekrar başlamak için ilham verici bir şey tüketmelisiniz. Youtube sayesinde, harika videoların sınırı yok!

Medya 

TED konuşmalarını duydunuz mu? Duymadıysanız, kesin bir bakın. 10-20 dakika uzunluğunda, işten biraz uzaklaşmak için harika, ayrıca bilgi ve ilham verici. Ayrıca, tüm konuşmalara online olarak ulaşabilirsiniz.


HAYDİ BAŞLAYIN!

 

Şimdi üretmeye başlamanıza yardımcı olacak bir sürü seçenek ve metod biliyorsunuz. Sizi mutlu eden ve başkalarına yardımcı olabilecek şeyi bulun. İster yeni bir ürün geliştirmeye çalışan bir girişimci olun, ister güçlü bir mesaj vermek isteyen bir aktivist ya da insan algısını genişletmeye çalışan bir sanatçı, fark etmez. Önemli olan daha çok üretmek ve daha az tüketmek.


Referans: 1



Diğer Blog Yazıları